Giriş
Yapay zeka alanında rekabetin yalnızca daha iyi modeller geliştirmekle kazanılmadığını giderek daha açık bir şekilde görüyoruz. Kullanıcıya nereden ve hangi koşullarda ulaşılabildiği de en az modelin yetenekleri kadar belirleyici. Avrupa Komisyonu’nun (“Komisyon”) geçtiğimiz hafta tam metni yayımlanan Meta hakkındaki geçici tedbir kararı da bu dağıtım meselesini rekabet hukuku tartışmasının merkezine taşıyor[1].
Kararın konusu, İtalya ve Brezilya’da da rekabet incelemelerine konu olduğu üzere, rakip genel amaçlı yapay zeka asistanlarının WhatsApp üzerinden kullanıcılara ulaşmasının önce engellenmesi, sonrasında ücretlendirilmesi. Nitekim Türkiye’de de Rekabet Kurulu (“Kurul”), Mayıs ayında Meta hakkında bu genel amaçlı yapay zeka asistanlarının WhatsApp üzerinden hizmet sunabilmesini sağlayan koşulları, hizmet sunumunu fiili ve ekonomik olarak zorlaştırmayacak şekilde tesis etmesi yönünde bir geçici tedbir kararı vermişti.
Soruşturma süreci boyunca devam ettirmeyi hedeflediğimiz serimizin ilk yazısında, dikkatimizi oldukça çeken Meta’nın Android Auto kararını nasıl yorumlayarak savunmasına dayanak yaptığını ve Komisyon’un bu savunmalara verdiği yanıtları ele alacağız.
Önce Yasak, Sonra Ücret
Bilindiği üzere, WhatsApp for Business API (“API”), işletmelerin müşteri sorularını yanıtlamak, sipariş ve rezervasyon süreçlerini yönetmek veya bilgilendirme mesajları göndermek gibi müşteri hizmetleri işlevlerini WhatsApp üzerinden yürütmelerini sağlayan bir altyapı. İşletmeler bu süreçlerde yapay zeka destekli sohbet botlarından da yararlanabiliyor. Bunun yanında ChatGPT, Perplexity ve Copilot gibi genel amaçlı yapay zeka asistanları da API üzerinden oluşturdukları işletme profilleri aracılığıyla kullanıcılara doğrudan hizmet sunabiliyordu[2].
Soruşturma konusu politika değişikliğinden önce API, genel amaçlı yapay zeka asistanları da dahil olmak üzere üçüncü taraf işletmelerin kullanımına açıktı. Meta, bu asistanların platformdaki varlığını bilmekle kalmıyor, kendilerine teknik ve operasyonel destek de sağlıyordu[3]. Ancak politika değişikliği, genel amaçlı yapay zeka asistanlarının bu altyapıya erişimini engellerken, yapay zekayı yardımcı bir işlev olarak kullanan işletmeleri kapsam dışında bırakıyor.
Somutlaştırmak gerekirse, müşterilerin sorularını yanıtlayan bir seyahat acentesinin sohbet botu WhatsApp’ta kalabilirken, bağımsız bir genel amaçlı yapay zeka asistanı aynı imkandan yararlanamıyor. Hangi kullanımın yardımcı nitelikte olduğunu belirleme konusunda ise Meta geniş bir takdir yetkisini elinde tutuyor[4].
Daha sonra Meta, rakip yapay zeka asistanlarına erişim sağlamakla hukuken yükümlü olduğu ülkelerde ücretli erişim modeline geçiyor. Ancak Komisyona göre bu değişiklik sorunu çözmüyor. Uygulanan ücretler, rakiplerin WhatsApp üzerinden hizmet sunmasını ticari olarak sürdürülemez hale getirerek önceki yasağa benzer bir sonuç doğuruyor[5].

Android Auto Bu Tartışmaya Nasıl Dahil Oldu?
Android Auto kararı, Google’ın elektrikli araç şarj uygulaması JuicePass’in Android Auto ile birlikte çalışmasını sağlamayı reddetmesine ilişkindi. Avrupa Birliği Adalet Divanı (“ABAD”), Bronner içtihadındaki “vazgeçilmezlik” koşulunun uygulanıp uygulanmayacağını değerlendirirken altyapının geliştirilme amacına odaklanmıştı. ABAD, altyapının yalnızca teşebbüsün kendi ihtiyaçları için değil, üçüncü tarafların da kullanımına sunulmak üzere geliştirildiği durumlarda bu koşulun uygulanmayacağını belirtmişti. Çünkü üçüncü tarafların erişimi, altyapının başlangıçtaki ekonomik modelinin zaten bir parçasını oluşturuyor[6].
Bu ayrım, Meta dosyasında Komisyonun elini güçlendiriyor. Komisyona göre API, üçüncü taraf işletmelerin kullanımına sunulmak üzere geliştirildiğinden, WhatsApp’ın rakip yapay zeka asistanları için vazgeçilmez olduğunun gösterilmesi gerekmiyor. Meta’nın bu asistanlara daha önce erişim sağlaması ve teknik destek vermesi de bu değerlendirmeyi destekliyor[7].
Meta’nın İtirazı
Meta, Android Auto kararının uygulanma şekline karşı çıkıyor. Buna göre, Bronner’daki vazgeçilmezlik koşulunun uygulanmaması yalnızca altyapının üçüncü taraflara sunulmak üzere geliştirilmesine değil, erişim yükümlülüğünün ekonomik sonuçlarına da bağlı. Meta’ya göre erişimin altyapının ekonomik modelini temelden değiştirmemesi ve hem kendisinin hem de rakiplerinin yatırım teşviklerini zayıflatmaması gerekiyor[8].
Komisyon ise API’nin baştan üçüncü tarafların kullanımına sunulmak üzere geliştirildiğine ve genel amaçlı yapay zeka asistanlarının erişiminin bilerek desteklendiğine dikkat çekiyor. Bu değerlendirmesinde Meta’nın yatırımcı toplantıları ve konferanslarındaki açıklamalarına da atıf yapıyor. Komisyona göre üçüncü tarafların erişimi zaten başlangıçtaki ticari tercihin bir parçası olduğundan, bu erişimin sürdürülmesinin ekonomik modeli temelden değiştirdiği savunması ikna edici değil[9].
Teknik Güçlükler Nerede Dikkate Alınıyor?
Android Auto yaklaşımı, platform sahibinin teknik güçlükleri ileri sürmesini engellemiyor. Komisyon da erişim sağlamanın teknik, ticari veya ekonomik uyarlamalar ile ek zaman ve kaynak gerektirebileceğini göz önünde bulunduruyor. Ancak bu ihtiyacın tek başına ekonomik modeli temelden değiştirmediğini belirtiyor. Meta’nın ise erişimin teknik olarak imkansız olduğunu veya platformun bütünlüğünü, güvenliğini ya da işleyişini tehdit ettiğini güvenilir delillerle ortaya koyamadığını söylüyor[10].
Sorun Ücret Alınması Mıydı?
Bizce kararın en tartışmaya açık yönü ücretlendirme. Android Auto’da ABAD, birlikte çalışabilirlik için yeni bir teknik şablon geliştirmenin maliyet yaratabileceğini kabul etmişti. Bu nedenle erişim isteyen teşebbüsten, gerçek geliştirme maliyetine göre adil ve orantılı bir katkı istenebileceğini belirtmişti. Platform sahibinin bu yatırımdan uygun bir kazanç elde etmesi de gözetilecek unsurlar arasındaydı[11].
Komisyon, aynı yaklaşımı Meta’nın aldığı ücrete de uyguluyor. Ücretin gerçek maliyetlerle bağlantılı olması ve erişimi fiilen kullanılamaz hale getirmemesi gerektiğini söylüyor. Böylece karar, teknik geliştirme maliyetlerinin nasıl karşılanacağı tartışmasını, mevcut bir platforma erişimin nasıl fiyatlandırılacağına taşıyor[12].
Ancak Komisyon, Meta’nın hiçbir koşulda ücret alamayacağını söylemiyor. Mevcut ücretin rakip yapay zeka asistanlarını fiilen dışladığı yönündeki ilk değerlendirmesine dayanarak, soruşturma boyunca önceki ücretsiz erişim koşullarının geri getirilmesini istiyor. Ücretin alınıp alınamayacağı ve nasıl belirleneceği ise esas soruşturmada değerlendirilecek[13].
Meta dosyası iki soruyu gündeme getiriyor: Üçüncü tarafların kullanımı için geliştirilen bir platform, rakiplerin erişimini hangi gerekçelerle sınırlayabilir ve bu erişim için ne kadar ücret isteyebilir? Android Auto ilk soruya önemli bir çerçeve sunuyor. Ücretlendirmeye ilişkin sınırlar ise esas soruşturma ve olası yargısal denetimle netleşecek.
[1] Avrupa Komisyonu, 9 Haziran 2026 tarih ve AT.41034 sayılı karar (“Meta Kararı”).
[2] Meta Kararı, para. 187.
[3] Meta Kararı, para. 184..
[4] Meta Kararı, para. 40.
[5] Meta Kararı, 45-47.
[6] ABAD Büyük Daire, 25 Şubat 2025, C‑233/23, ECLI:EU:C:2025:110 (“Android Auto Kararı”), para. 2, 43-49. Ekonomik modele ilişkin açıklama için özellikle bkz. para. 46.
[7] Meta Kararı, para. 382.
[8] Meta Kararı, para. 197.
[9] Meta Kararı, para. 182-185, 189-193, 202-205 ve 212-216.
[10] Meta Kararı, para. 208.
[11] Android Auto Kararı, para. 76 ve 81.
[12] Meta Kararı, para. 279-283.
[13] Meta Kararı, para. 498, 514.