İçeriğe geç

Tarafından getirildi

logo

Rekabet ve Regülasyon

En yeni haberler, değişiklikler, kararlar, değerlendirmeler…

open menu close menu

Rekabet ve Regülasyon

  • Anasayfa
  • Hakkımızda

Dijital Pazarlar Yasası (DMA) Masaya Yatırıldı: Avrupa Komisyonu Geri Bildirimleri Değerlendiriyor

Yazar Zeynep Şengören Özcan and Eda Akın
23 Mart 2026
  • Regülasyonlar
  • Rekabet Hukuku
  • Telekomünikasyon, Teknoloji ve Medya
Share on Facebook Share on Twitter Share via email Share on LinkedIn

Avrupa Birliği’nin dijital ekonomide rekabeti yeniden tesis etmeyi amaçlayan en iddialı düzenlemelerinden biri olan Digital Markets Act (Dijital Pazarlar Yasası, “DMA”), 7 Mart 2024 itibarıyla tam anlamıyla uygulanmaya başlamıştı. Aradan geçen yaklaşık iki yılın ardından Avrupa Komisyonu, DMA’in ilk gözden geçirme sürecini başlattı ve 8 Ocak 2026’de kamuoyuna danışma sürecine ilişkin özet geri bildirimleri yayımladı[1]. Bu süreç hem mevcut yükümlülüklerin etkinliğini hem de düzenlemenin kapsamının yapay zeka ve bulut hizmetleri gibi alanlara genişletilip genişletilmeyeceğini tartışmaya açması bakımından kritik öneme sahip.

Komisyon’un yayımladığı özet rapora göre, danışma sürecine 319 katkı, 63 delil sunma çağrısına 63 yanıt  ve yapay zeka özelinde 96 görüş sunuldu. Katkı sunanlar arasında geçit bekçileri, KOBİ’ler, ticaret birlikleri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, tüketici grupları ve vatandaşlar yer alıyor. Genel tablo, DMA’in amaçları olan adil ve rekabete açık dijital pazarlara yönelik geniş destek bulunduğunu; ancak uygulamada ciddi tartışmalar yaşandığını gösteriyor.

Gözden geçirme sürecinin; özellikle yapay zeka, bulut hizmetleri ve yükümlülüklerin orantılılığı konularında yeni bir evreye işaret ettiği görülüyor. Türkiye bakımından ise bu süreç, Rekabet Kurumu’nun dijital platformlara ilişkin çalışmaları ve olası ex ante düzenleme tartışmaları açısından referans niteliğinde olması sebebiyle yakından izleniyor.

Danışma Sürecinin Kapsamı ve Amaçları: DMA Neden Gözden Geçiriliyor?

DMA’in 53. maddesi uyarınca Komisyon, düzenlemenin uygulanmasını her üç yılda bir gözden geçirmekle yükümlü olup ilk gözden geçirme raporunun 3 Mayıs 2026’ya kadar hazırlanması gerekiyor. Bu kapsamda Komisyon, 2025 yılında 12 haftalık hedefli danışma süreci, “call for evidence” ve yapay zekaya özgü ayrı bir danışma süreci yürüttü.

Danışma sürecinin temel amaçları dört başlıkta toplanıyor:

  • DMA’in rekabet edilebilirlik ve adil rekabet hedeflerine katkısının değerlendirilmesi.
  • Ticari kullanıcılar (özellikle KOBİ’ler) ve son kullanıcılar üzerindeki etkinin ölçülmesi.
  • Temel platform hizmetleri (Core platform services, “CPS”) tanımları, yükümlülükler ve uygulama mekanizmalarında değişiklik gerekip gerekmediğinin belirlenmesi.
  • Yapay zeka hizmetlerinin DMA kapsamında nasıl ele alınabileceğinin değerlendirilmesi.

Bu çerçeve, gözden geçirme sürecinin iki boyutlu olduğunu gösteriyor: Mevcut yükümlülüklerin etkililiğinin test edilmesi ve DMA’in yapay zeka ile bulut altyapılarına uyum kapasitesinin sorgulanması. Danışma sürecinin ilk sonuçları ise, geçit bekçilerinin inovasyon ve orantılılık eleştirileri ile KOBİ’lerin daha güçlü uygulama talepleri arasındaki dengenin, Komisyon’un 2026 raporunda nasıl bir yön tercih edeceğini belirleyeceğine işaret ediyor.

Kapsam Tartışmaları: Yapay Zeka ve Bulut Hizmetleri DMA’e Dahil Edilmeli mi?

Yapay Zeka: Mevcut CPS Kategorileri Yeterli mi?

Danışma sürecinde en dikkat çekici başlıklardan biri, yapay zeka hizmetlerinin DMA kapsamına nasıl dahil edileceği sorusu oldu ve iki temel yaklaşım öne çıktı:

  • “Mevcut CPS yeterlidir” görüşü: Birçok akademisyen, KOBİ ve bazı ticari kullanıcılar, yeni yapay zeka fonksiyon ve hizmetlerinin arama motoru, işletim sistemi, uygulama mağazası veya çevrim içi aracılık hizmeti gibi mevcut CPS kategorileri altında zaten değerlendirilebileceğini savunuyor.
  • “Bağımsız bir CPS kategorisi eklenmeli” görüşü: Bazı akademisyen, danışman ve ticaret birlikleri ise üretken yapay zeka modelleri ve büyük dil modelleri (LLM) için Yapay Zeka Yasası’ndaki tanımlara uygun şekilde ayrı bir CPS kategorisi tanımlanmasını öneriyor.

Geçit bekçileri ve onlarla bağlantılı aktörler ise henüz net bir geçit bekçiliği etkisi ortaya konmadan DMA’in kapsamının genişletilmesine karşı temkinli bir tutum sergiliyor. Bu aktörler, erken aşamadaki böyle bir müdahalenin inovasyonu baskılayabileceğini, pazarı bozabileceğini ve idari yükü artırabileceğini ileri sürüyor.

Yapay zeka bakımından öne çıkan rekabet endişeleri ise şöyle sıralanıyor: Yapay zeka tabanlı hizmetlerin işletim sistemleri ve diğer platform hizmetleriyle etkin birlikte çalışabilirliğinin sağlanamaması ve dikey entegrasyonun kullanıcının belirli bir ekosisteme hapsolma (lock-in)  riski yaratması; geçit bekçilerinin kendi üretken yapay zeka modellerini ekosistemlerine derin biçimde entegre ederek üçüncü taraf hizmetlere eşit erişim imkânı tanımaması (kendini kayırma); yapay zeka geliştirme açısından geçit bekçilerinin sahip olduğu büyük veri setlerinin rekabet avantajı yaratması ve yapay zeka hizmet sağlayıcılarının büyük bulut sağlayıcılarına bağımlılığının artması.

Bulut Hizmetleri DMA’nın Neresinde?

Bulut hizmetleri DMA’de CPS olarak sayılmasına rağmen bugüne kadar henüz herhangi bir bulut hizmeti sağlayıcısı geçit bekçisi olarak belirlenmedi, ancak bulut hizmeti sağlayıcılarına karşı Kasım 2025’te soruşturma açılmıştı. Danışma sürecinde çok sayıda katılımcı, özellikle birlikte çalışabilirlik, switching (geçiş) ve veri taşınabilirliği sorunlarına işaret ederek bu boşluğun kapatılmasını talep ediyor.

Yapay zeka tartışmalarıyla bağlantılı olarak verilen yanıtlar, yapay zeka modellerinin eğitimi ve dağıtımı için bulut bilişim hizmetlerine erişimin önemini vurguluyor. Özellikle “hyperscaler” olarak adlandırılan büyük ölçekli bulut sağlayıcılarına (AWS, Azure, Google Cloud) bağımlılığın artmasının kilitlenme (lock-in) riskleri yarattığına dair endişeler de ayrıca dile getiriliyor. Buna karşılık bazı katılımcılar ise, bulut pazarının henüz tek oyuncuya kayma (tipping) dinamikleri göstermediğini belirtiyor.

Fakat, KOBİ’ler, ticari kullanıcılar ve sivil toplum kuruluşları dahil olmak üzere birçok paydaş ise, DMA’daki mevcut düzenleme ile öngörülen nicel eşiklerin bulut hizmetlerindeki geçit bekçilerini yakalamak için uygun olmayabileceğini belirtip bulut hizmetleri bakımından geçit bekçisi atanmamasının önemli adil ve rekabet edilebilirlik sorunlarını çözümsüz bıraktığını vurguluyor.

Bu noktada DMA gözden geçirme sürecinde, düzenlenen nicel eşiklerin sektörel özellikleri ne ölçüde yansıttığı sorusunu da yeniden gündeme geliyor.

Yükümlülükler ve Eleştiriler: Orantılılık, Belirlilik ve Uygulama Sorunları

Birçok katılımcı, yükümlülüklerin tutarlı yorumlanması için daha fazla rehberlik ve açıklamaya ihtiyaç olduğunu belirterek mevcut yükümlülüklerin güçlendirilmesi ve kapsamının genişletilmesi çağrısında bulunuyor. Bu kapsamda, daha fazla açıklama veya yeniden düzenlenmeye ihtiyaç duyulan konular ise veri birleştirme için gerekli olan rızanın alınma süreci, kendi hizmetlerini kayırma, işletim sistemlerinin birlikte çalışabilirliği ve veri erişim hükümlerine ilişkin yükümlülükler olarak sıralanıyor.

Birlikte Çalışabilirlik

Birlikte çalışabilirlik, KOBİ’ler, ticari kullanıcılar, sivil toplum ve tüketici grupları için öncelikli bir alan olarak ortaya çıkıyor ve paydaşlar “tasarım gereği” birlikte çalışabilirlik, daha net teknik standartlar ve mesajlaşma, işletim sistemleri ve gelişmekte olan yapay zeka odaklı işlevler için daha güçlü yükümlülüklere ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

Buna karşılık, geçit bekçileri ise daha esnek, diyalog temelli bir uygulamayı öneriyor; katı teknik yükümlülüklerin güvenlik açıkları doğurabileceğini ileri sürüyor.

Kendini Kayırma ve Veri Erişimi

Katılımcıların önemli bir kısmı, kendini kayırma uygulamalarının hala temel sorun olduğunu belirtiyor. Özellikle:

  • Varsayılan ayarlar (default settings),
  • Ürün bağlama (bundling),
  • Veriye ayrıcalıklı erişim,
  • Geçit bekçileri hizmetleri lehine olan teknik entegrasyonlar

gibi uygulamaların daha sıkı denetlenmesini talep ediyor.

Buna karşılık geçit bekçileri, bazı tasarım tercihlerinin güvenlik, gizlilik ve kullanıcı deneyimi gerekçeleriyle yapıldığını; DMA müdahalesinin inovasyonu ve ürün kalitesini olumsuz etkileyebileceğini ileri sürüyor.

Veri erişimi ve veri taşınabilirliği yükümlülükleri konusunda ise, birçok katılımcı daha net rehberlik, ticari kullanıcı veri erişimi için daha geniş kapsam ve hem ticari kullanıcılar hem de son kullanıcılar için veri taşınabilirliği için daha etkili mekanizmalar çağrısında bulunuyor.

Uygulamaya Dair Eleştiriler

Geçit bekçisi olmayan katılımcılar açısından eleştiriler, uygulama süreçlerinin yavaş işlemesi, şeffaflık, geçit bekçilerinin dolanma ve geciktirme stratejileri, kullanıcı arayüzleri üzerinden yükümlülüklerin fiilen etkisizleştirilmesi başlıklarında yoğunlaştığı görülüyor. Bazı katılımcılar geçici tedbirlerin daha sık kullanılması ve uyumun izlenmesi için bağımsız denetim mekanizmaları ile bağlayıcı zaman çizelgelerinin oluşturulması önerisinde bulunuyor ve birçok paydaş, şimdiye kadar verilen para cezalarının caydırıcılıktan uzak olduğunu ve tekrarlanan uyumsuzluklar için daha yüksek cezalar, uyumsuz ürünlerin piyasaya sürülmesine sınırlamalar veya yapısal çözümler getirilmesi gerektiğini savunuyor. Buna karşın, geçit bekçileri ise daha öngörülebilir bir uygulama çerçevesi talep ederken aynı zamanda orantılı bir cezalandırma mekanizmasını ve ağır cezaların yalnızca kasıtlı ve tekrar eden ihlaller için uygulanması gerektiğini ileri sürüyor.

Şimdiden Görülebilen Bazı Olumlu Etkiler

Eleştirilerin yanında, DMA’in erken dönemde bazı somut sonuçlar doğurduğu da belirtildi:

  • Tarayıcı ve uygulama seçimi imkânlarının daha tutarlı ve görünür hale gelmesi,
  • Varsayılan uygulamaların kaldırılabilmesi,
  • Apple’ın iOS ekosisteminde alternatif uygulama mağazası seçeneklerinin ortaya çıkması,
  • Uygulama dağıtımı konusunda daha fazla serbesti sağlanması (örneğin uygulama içi satın alımlar ve sözleşme kurulumu bakımından),
  • Yeni veri taşınabilirliği çözümlerinin geliştirilmesi.

Bunlar, ex ante platform düzenlemesinin rekabet hukuku müdahalelerine kıyasla daha hızlı yapısal sonuç üretebileceğini göstermesi bakımından önemli gelişmeler olarak kabul ediliyor.

Sonuç

DMA’in ilk gözden geçirme süreci, dijital pazar düzenlemesinin henüz olgunlaşma aşamasında olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Danışma sürecinde elde edilen geri bildirimler, DMA’in adil ve rekabete açık dijital pazarlar hedefine yönelik geniş bir destek bulunduğunu göstermekle birlikte; uygulamanın hızı, yükümlülüklerin belirginliği, yaptırımların caydırıcılığı ve özellikle yapay zeka ile bulut hizmetleri gibi yeni teknolojik alanların kapsama dahil edilmesi konularında ciddi tartışmaların sürdüğünü gözler önüne seriyor. Geçit bekçilerinin inovasyon ve orantılılık kaygıları ön plana çıkarken KOBİ’lerin, ticari kullanıcıların ve sivil toplumun daha güçlü uygulama ve genişletilmiş kapsam talepleri göze çarpıyor. DMA’nın görünür etkileri, kendini kayırma, uygulama mağazaları ve birlikte işlerlik alanlarında ortaya çıkarken yine en çok bu alanlarda daha fazla açıklama ve kalibrasyon talep ediliyor.

Türkiye açısından bakıldığında, DMA’in gözden geçirme süreci ve bu süreçte ortaya çıkan tartışmalar, Rekabet Kurumu’nun dijital platformlara yönelik yürüttüğü çalışmalar ve olası ex ante düzenleme girişimleri bakımından önemli bir referans sunuyor. Komisyon’un nihai raporunda yapay zeka ve bulut hizmetlerine ilişkin benimseyeceği tutum, yalnızca AB dijital pazarının geleceğini değil, küresel ölçekte dijital pazar düzenlemelerinin seyrini de belirleyecek nitelikte olup bu sürecin yakından takip edilmesi büyük önem taşıyor.


[1] European Commission, DMA Review – Summary of consultation contributions – https://digital-markets-act.ec.europa.eu/commission-publishes-summary-and-responses-consultation-ongoing-review-digital-markets-act-2026-01-08_en (Son erişim tarihi: 24.02.2026)

Share on Facebook Share on Twitter Share via email Share on LinkedIn
Şimdi kayıt olun
Son blog yazılarımızı e-posta ile alın.
Gönder
AB dijital piyasa, bulut hizmetleri, Digital Markets Act incelemesi, DMA, DMA 2026 görüş, DMA bulut hizmetleri, DMA yapay zeka düzenlemesi, geçit bekçisi yükümlülükleri
Zeynep Şengören Özcan

Zeynep Şengören Özcan

Zeynep Şengören Özcan is highly specialized in competition law.

Bütün makaleler Tam biyografi

Eda Akın

Eda Akın

Bütün makaleler Tam biyografi

İLGILI MAKALELER

  • Otomotiv
  • Regülasyonlar

Amerika’da yasalar otonom araçların hızına yetişmeye çalışıyor!

Yazar Hazar Başar
  • Rekabet Hukuku
  • Usul Kuralları ve Cezalar

Rekabet Kurulu Kararları Kamu Denetçiliği Önüne Götürülebilir Mi?

Yazar Reşit Gürpınar
  • Rekabet Hukuku
  • Usul Kuralları ve Cezalar

Kurum’a Verilen Yanlış Bilgi: Bir Ciro Hatasının Bedeli Ağır Olabilir

Yazar Bora İkiler and Gökçe Bilgin

Balcıoğlu Selçuk Eymirlioğlu Ardıyok Keki

Balcıoğlu Selçuk Eymirlioğlu Ardıyok Keki (“BASEAK”) İstanbul’da kurulmuş, hukukun tüm alanlarında hizmet vermekte olan bir hukuk bürosudur. 2007’den beri müvekkillerimize Türkiye’de yürüttükleri faaliyetlerinde ve büyüme planlarında titiz ve güvenilir hukuki çözümler sunmaktayız.

Özel kişilerden, girişimcilere, kuruluş aşamasındaki küçük şirketlerden, devlet kuruluşlarına, orta ve büyük ölçekli özel ve halka açık şirketlerden uluslararası ve küresel holdinglere varıncaya kadar her ölçekten şirketin hukuki ihtiyaçlarına yönelik hizmet vermekteyiz.

Şimdi kayıt olun

Blog yazılarımızı e-posta ile alın.

Kayıt ol

Kategori̇ler

  • Bankacılık
  • Birleşme ve Devralma ve Ortak Girişim
  • Diğer Endüstriler
  • E-Ticaret
  • Elektrikli Araçlar
  • Enerji
  • Finansal Regülasyon
  • Genel
  • Gümrük Hukuku
  • Hakim Durumun Kötüye Kullanılması
  • Hızlı Tüketim Malları
  • Hukuk ve İktisat
  • İdare Hukuku
  • Ilac ve Sağlık
  • İnovasyon
  • Kişisel Verilerin Korunması
  • Maden Hukuku
  • Muafiyet ve Menfi Tespit
  • Otomotiv
  • Pişmanlık Uygulamaları
  • Regülasyonlar
  • Rekabet Hukuku
  • Rekabet İktisadı
  • Rekabet Uyum Programı
  • Rekabete Aykırı Anlaşmalar
  • Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörizmin Finansmanı
  • Telekomünikasyon, Teknoloji ve Medya
  • Uluslararası Ticaret
  • Usul Kuralları ve Cezalar
  • Uyum
  • Yapay Zeka
  • Yerinde İncelemeler
  • Yolsuzluk

© 2026 Dentons

  • © BASEAK 2024
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Kuralları