Ekibimiz üyeleri Şahin Ardıyok ve Zeynep Şengören Özcan’ın birlikte kaleme aldığı Türkiye bölümünün Global Competition Review’ın Market Review: Enforcement 2026 yayınının ilk baskısında yayımlandığı haberini paylaşmaktan mutluluk duyarız. Kaleme aldığımız bölüm, Türkiye’deki rekabet hukuku yaptırımlarının mevcut durumuna ilişkin kapsamlı bir analiz sunmakta olup yerinde incelemeler, usule ilişkin para cezaları, pişmanlık ve uzlaşma müesseseleri ile karar sonrası uyum denetimi gibi konuları ele almaktadır. Yayınımızın öne çıkan başlıklarını bu blog yazımızda sizlerle paylaşıyoruz.
Usule İlişkin Para Cezaları: Üst Sınırı Olmayan Bir Risk
Rekabet Kurumu’nun son dönem yaptırım uygulamasında usule ilişkin para cezaları öne çıkmaktadır. Rekabet Kanunu’na göre esasa ilişkin ihlaller için idari para cezaları, ihlal başına teşebbüsün yıllık gayri safi gelirinin %10’una kadar ulaşabilmekle birlikte, usule ilişkin ihlaller için böyle bir yasal üst sınır bulunmamaktadır. Bir başka deyişle, kesinleşmiş kararlar veya geçici tedbirlerle getirilen yükümlülük veya taahhütlere uyulmaması ya da yerinde incelemelerin engellenmesi halinde böyle bir sınır söz konusu değildir.
Bu riskin boyutunu somutlaştırmak gerekirse: EssilorLuxottica kararında cironun %0,05’i oranında günlük para cezası 1.781 gün boyunca işlemiş ve taahhütlere uyulmaması nedeniyle yaklaşık 17 milyon Euro tutarında para cezasına hükmedilmiştir. Bu tablo, usule ilişkin ihlallerin esasa ilişkin ihlallerin gölgesinde kalmaması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.

Yerinde İncelemeler: Geniş Yetkiler, Gelişen Hukuki Çerçeve
Rekabet Kurumu’nun habersiz gerçekleştirdiği yerinde incelemeler oldukça geniş kapsamlıdır. Rekabet uzmanları defter, kayıt ve verileri fiziksel ve elektronik ortamda inceleyebilir, bilişim sistemlerine ve mobil cihazlara erişebilir, yazılı ve sözlü açıklama talep edebilir ve birden fazla Microsoft 365 posta kutusunda uzaktan anahtar kelime tabanlı e-keşif araması gerçekleştirebilir. Tüm bunlar önceden mahkeme kararı alınmasına gerek olmaksızın yalnızca yetki belgesine dayanılarak yapılmaktadır.
Bu geniş yetkiler beraberinde hukuki tartışmaları da getiriyor. 2023 yılında Anayasa Mahkemesi’nin Ford Otomotiv kararında işyerlerinin konut dokunulmazlığına ilişkin anayasal güvence kapsamında olduğu belirtilerek yasal düzenleme yapılmasının gerekliliği vurgulanmıştır. Yayınımız sırasında bu meselenin henüz çözüme kavuşmadığını belirtmiştik. Ancak bu süreçte idare mahkemeleri, 4054 sayılı Kanun’un 15. maddesinin belirli hükümlerinin Anayasa’nın 2., 13. ve 21. maddeleriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle anayasaya aykırılık itirazında bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi, Ford kararında benimsenen gerekçeyi savunan karşı oy yazılarına rağmen anayasaya aykırılık iddialarını reddetmiştir.
Yerinde incelmelerin engellenmesine dair uygulamada ise eşiğin düşük tutulduğu görülmekte olup 2025 yılında sekiz engelleme vakasının altısı para cezasıyla sonuçlanmış; Coca-Cola ve BİM kararlarında yerinde inceleme sırasında mesaj silinmesi nedeniyle önemli tutarlarda cezalar uygulanmıştır.
Çalışanlara Verilen Cezalar: Eşik Yüksek, Ama Risk Gerçek
Türk rekabet hukuku, bir yöneticinin veya çalışanın davranışının ihlalin oluşumunda veya devamında belirleyici etkiye sahip olduğunun tespit edilmesi halinde kişisel idari para cezası öngörmektedir. Eşik kasıtlı olarak yüksek tutulmuştur. Kişisel sorumluluk, yalnızca bireyin eylemlerinin ihlal için vazgeçilmez olduğu durumlarda; örneğin bir kartel stratejisinin tasarlanması ve uygulanmasına öncülük edilmesi halinde, doğmaktadır.
Pişmanlık ve Uzlaşma: Zamanlama Her Şeydir
Türkiye’nin pişmanlık çerçevesi, 2023 yılında kartellerin ötesinde bilgi değişimi uygulamaları dahil yatay anlaşmaları da kapsayacak şekilde genişletilmiş ve artık açıkça kartel kolaylaştırıcılarını da kapsamaktadır. Rekabet Kurumu önaraştırma başlatmadan önce başvuran ilk nitelikli başvuru sahibine tam muafiyet sağlanmaktadır; sonraki başvuru sahipleri ise başvuru sıralarına ve işbirliklerinin delil değerine bağlı olarak %15 ile %50 arasında indirim alabilmektedir.
2020 yılında yürürlüğe giren ve o tarihten bu yana yaygın olarak kullanılan uzlaşma müessesesi, ihlalin kabul edilmesi karşılığında %25’e varan indirim imkânı sunmaktadır.
Uygulamada ise, Yumurta Viyolü ve Yaş Maya kararları dahil olmak üzere son dönem kararlar, pişmanlık ve uzlaşmanın başarılı kombinasyonlarını ortaya koymakta olup ilk başvuru sahipleri %35 ile %45 arasında indirim elde etmiştir. Uzlaşma başvuruları bakımından da zamanlama belirleyici olmaktadır, geç yapılan bir uzlaşma başvurusu %25 yerine %15 indirimle sonuçlanmıştır.
Yaptırım Sonrası: Karar Tebliğiyle Başlayan Yükümlülükler
Aleyhte bir karar tebliğ alan şirketler, derhal bağlayıcı yükümlülüklerle karşı karşıya kalmaktadır. Karar tebliğ edildiği andan itibaren uygulanabilir nitelikte olup yargısal başvuru otomatik olarak yürütmeyi durdurmamaktadır.
Rekabet Kurumu, bilgi talepleri, yerinde incelemeler ve gerektiğinde bağımsız izleme kayyumları aracılığıyla uyumu aktif olarak denetlemektedir. Yerel arama hizmetlerinde daha önce verilen tedbirlerin uygulanmaması nedeniyle Google hakkında 8,9 milyon ABD Doları tutarında ceza öngörülmüş olup bu karar, uyum yükümlülüklerinin ne denli ciddiye alınması gerektiğini gözler önüne sermektedir.
Avukat-Müvekkil Gizliliği: Sınırları İyi Bilmek Şart
Türkiye’de avukat-müvekkil gizliliği, yalnızca devam eden bir soruşturmada savunma haklarının kullanılmasıyla doğrudan bağlantılı olan bağımsız dış avukatlarla yapılan iletişimle sınırlıdır. Aktif soruşturmalar dışında hazırlanan hukuki görüşler, uyum raporları ve değerlendirmeler koruma kapsamında değildir; şirket içi avukatlarla yapılan iletişim de bu korumadan yararlanamamaktadır.
Deneyimlerimiz uyarınca, Rekabet Kurumu soruşturma kapsamı dışında bağımsız avukat tarafından hazırlanan bir rekabet uyum raporunu incelemiş; Danıştay da bu raporun avukat-müvekkil gizliliği kapsamında olmadığını onaylamış ve söz konusu belgelerin devam eden bir soruşturmada savunma haklarının kullanılmasıyla yeterli bağlantısının bulunmadığına hükmetmiştir.
Sınır Ötesi Yaptırım: Rekabet Kurumu’nun Uluslararası Erişimi Genişliyor
Rekabet Kurumu değerlendirmelerini yalnızca Türk rekabet hukuku çerçevesinde yürütmekle birlikte diğer ülke otoritelerindeki gelişmeleri yakından takip etmektedir. Avrupa Komisyonu, Alman Federal Kartel Ofisi ve ABD kurumlarının yüksek profilli kararlarının ardından paralel soruşturmalar açma konusundaki hazırlığını ortaya koymuştur. Ekim 2023’te Rekabet Kurumu ve Avrupa Komisyonu, inşaat kimyasalları sektöründe koordineli yerinde incelemeler gerçekleştirmiş olup bu, bu türde ilk operasyonel işbirliği olma özelliğini taşımaktadır.
Bir davranışın birden fazla yargı alanını potansiyel olarak etkilemesi halinde, pişmanlık, uzlaşma veya taahhüt başvurularının koordinasyonu ile farklı ülke uygulamalarında tutarlılığı sağlamak kritik önem taşımaktadır.
Özel Hukuk Tazminat Davaları: Yükselen Bir Risk Alanı
Türk hukuk mahkemeleri, rekabet hukuku ihlalinin gerçekleştiğini tespit etmeden önce genellikle tam idari yargısal denetimden geçmiş kesinleşmiş bir Rekabet Kurulu kararı aramaktadır. Mahkemeler, bir anlaşma, karar veya ağır ihmalden kaynaklanan zarar halinde gerçek zararın üç katına kadar tazminata hükmedebilmektedir. Son dönemdeki önemli davalar arasında zararın iki katı tazminat hükmedilen bankacılık karteli davası ve ilk derece mahkemesinin üç kat tazminata hükmettiği, hâlihazırda temyiz aşamasında olan Turkcell hâkim durumun kötüye kullanılması davası yer almaktadır. Özel hukuk yaptırımına ilişkin farkındalığın artmasıyla birlikte şirketlerin özellikle tek taraflı davranışlar bakımından dava riski değerlendirmesini yaptırım sonrası stratejilerine entegre etmeleri gerekmektedir.
Sonuç: Proaktif Uyum Artık Bir Seçenek Değil
Rekabet Kurumu’nun yaptırımları tüm uygulama alanlarında belirgin biçimde daha kararlı bir hal almıştır. Önemli tutarlarda usule ilişkin para cezalarından genişletilmiş pişmanlık çerçevesine, yerinde incelemenin engellenmesine dair standartlardan yoğunlaştırılmış karar sonrası uyum denetimine kadar genel eğilim, artan bir düzenleyici denetim düzeyine işaret etmektedir. Bu ortamda, proaktif uyum programları, yerinde incelemelerin yönetimine ilişkin güçlü iç protokoller ve pişmanlık ile uzlaşma gibi araçlarla erken stratejik etkileşim artık isteğe bağlı uygulamalar olmaktan çıkarak sağlam kurumsal yönetişimin temel bileşenleri haline gelmiştir.
Rekabet Kurumu’nun yaptırım uygulamalarına ilişkin daha detaylı bilgi için sizleri bu bölümümüzü okumaya davet ediyoruz. Bölümün tamamına GCR’nin web sitesindeki bu link üzerinden erişebilirsiniz. Konuya ilişkin sorularınız için bizimle iletişime geçmekten lütfen çekinmeyiniz. Keyifli okumalar dileriz.