Bir Hukuk Devriminin Öncüsü: Richard Posner

Bu sayfalarda daha önce meslek hayatımda bana büyük ilham veren Prof. Richard Posner’in ABD 7. Bölge İstinaf Mahkemesi Yargıcı olarak kaleme aldığı Uber ile ilgili karara yer vermiştim. O yazımda da belirttiğim gibi her ne kadar bu sayfalarda çıkan yazıların birçoğuna gerek konu seçimi ve gerekse editör olarak katkı vermeme karşın, iş yoğunluğu nedeniyle çok istememe rağmen yazar olarak çok katkı veremiyorum. Ancak genç meslektaşlarıma katkı sağlayacağını düşündüğüm konular önüme gelince kendimi bir anda kaleme sarılmaya zorunlu hissediyorum.

İşte o anlardan biri, benim için yaşı ilerleyen kişilerin ne kadar üretken olabileceğinin, ne büyük ölçüde toplumsal hayata katkı sağlayabileceğinin en önemli kanıtı olan Prof. Richard Posner geçtiğimiz günlerde uzun yıllardır sürdürdüğü Yargıçlık mesleğinden emekli oldu. Regülasyon ve rekabet hukuku dahil birçok alana ilişkin gerek içerik ve gerekse hukuki analiz derinliği bakımından devrim yaratan mahkeme kararlarını artık Posner imzası ile göremeyeceğiz. Fakat, hukuku toplumsal hayatın dinamikleri ve değişimine sistematik bir şekilde uyumlu hale getiren hukuk ve ekonomi disiplininin önderi Posner’in akademik çalışmalarına devam edeceğini bilmek benim için önemli bir teselli.

Posner’in emeklilik kararı da yazdığı devrim niteliğindeki makaleler gibi oldukça enteresan. Emekliliği sonrası yaptığı bir söyleşide, bu kararı almasında en önemli etmenin görev yapmakta olduğu 7. Bölge İstinaf Mahkemesindeki diğer yargıçların ve özellikle, benim de Şikago Üniversitesi’nde Antitrust Hukuku dersini aldığım, Yargıç Diana Wood’un avukat aracılığıyla temsil edilmeyen kişilere yönelik olumsuz tutumu olduğunu belirtiyor. Bu süreç Posner’i o ölçüde etkilemiş ki, emeklilik sonrası çalışmaları için ABD’de Pro Se olarak isimlendirilen kendi davasını asil olarak kendisi yürüten kişilere yardımcı olmak üzere “Posner Center of Justice for Pro Se’s” adlı kuruluşu kurmuş.

Peki Posner’in hukuka, uygulanışına ve genel olarak bilimsel bilgi birikimine katkısı nelerdir? Bunu sanırım en iyi onunla beraber yıllarca Şikago Üniversitesi’nde beraber çalışan ve Obama döneminde düzenleyici kurumlarla ilgili en önemli kuruluş olan The Office of Information and Regulatory Affairs’in (“OIRA”) başında yer alan Prof. Cass Sunstein yapabilir. Kendisinden İdare Hukuku ve Düzenleyici Kurumlar dersi alma şansını yakaladığım Prof. Sunstein’in Posner’in emekliliği ile ilgili Bloomberg’de 3 Kasım 2017 tarihinde çıkan yazısı ile sizi başbaşa bırakıyorum.

 

Bir Hukuk Devriminin Öncüsü: Richard Posner

Modern Hukuka Etkileri Bakımından Emekli Federal Yargıç ile Kimseyi Kıyaslayamayız.                                                                                               

Cass R. Sunstein                   

                                                                                                    

Ayakları gerçeğe basan bir düşünür.

Muhtemelen son yarım yüzyılda hukuk alanındaki en ilham verici düşünür olan Yargıç Richard Posner, bu cumartesi federal mahkemedeki kürsüsünden emekli oldu. Hukuk alanında Nobel ödülü veriliyor olsaydı, bu ödülü onun sadece akademik düşünceye yaptığı katkılarla kazanması şaşırtıcı olmazdı.

Bunun dışında federal yargıç 3.300’den fazla mahkeme kararını kaleme aldı ve 60’ın üzerinde kitap yazdı. İlgi çekici (eşcinsellerin evliliği gibi) ve üstün teknik bilgi gerektiren konulara ilişkin analizlerinin tanımlayıcı ve kalıcı olduğunu sayısız alanda kanıtladı.

Hakkında düzinelerce kitap yazıldı, bundan sonra da yazılmaya devam edecek. Kanımca onun en büyük katkısı, önceliğini hem teori hem uygulama adına gerçek bir devrim olan hukukun ekonomik analizine (hukuk ve ekonomi disiplini) vermiş olmasıydı.

Şüphesiz Jeremy Bentham gibi öncülleri vardı. Ayrıca bu yaklaşımı sadece kendisi benimsememişti. Yale’den Yargıç Guido Calabresi ve Şikago Üniversitesi’nden Ronald Coase de bu açıdan önemli bir rol oynamıştı. Ancak modern dönemde hiçkimse, hukuka onun kadar derin ve kapsamlı bir etkiyi getirememişti. Posner’ın yaklaşımı şaşırtıcı ölçüde basitti. O hukuk kurallarının gerçek hayattaki yansımalarına odaklanmak konusunda ısrarından vazgeçmedi.

Gözünüzde canlandırmak için bir firmanın çevreyi kirleterek etrafındakilere zarar verdiğini bu sebeple o bölgede yaşayan halkın firmayı kapattırmak istediğini varsayın. Ya da yoksul insanların yüksek fiyatlı buzdolabını almak için borca girdikleri ve günün sonunda o borçla ilgili sözleşmeden kurtulmak istediklerini hayal edin. Bir firmanın giderek büyümesi sonucunda düzenleyici kurumlar tarafından bölünmesinin istendiğini düşünün.

1970’lerde yaptığı akademik çalışmada Posner, farklı hukuk kurallarının gerçekte ne işe yaradığını sorguladı. Bu soruyu cevaplamak için teşvik etkisi ve istenmeyen sonuç konularına odaklanarak ekonominin araçlarını kullandı.

Eğer çevre kirliliğinden mağdur olanların firmayı kapattırma hakları varsa, zarar ortadan kalkacaktı. Ancak bu sonuçtan işçiler ve tüketiciler zararlı çıkacaklardı. Öyleyse mahkemelerin farklı menfaatler arasında zor bir muhakeme yürütmesi gerekmekteydi. Eğer yoksul insanlar buzdolabının ödemeleri ile ilgili sözleşmeden dönebilseydi, yüksek bedeli ödemekten kurtulacaklardı. Ama bu sebeple firmalar da muhtemelen artık yoksul insanlara taksitle satış yapmayacaklardı.

Yararsız sezgilerle bu soruları cevaplamaya kalkanların aksine Posner, hukukun birçok alanı için ekonomik analizin yeni ve genellikle şaşırtıcı ölçüde faydalı cevaplarının olduğunu gösterdi. Aslında daha da ileri giderek; birçok somut olayla karşılaşan hâkimlerin; belki de bilmeksizin sözleşmeler, eşya ve haksız fiil hukukunu geliştiren ekonomik bir mantıkla hareket ettiklerini savundu.

Bu konudaki tartışmalar bir yana, Posner’ın çalışmaları rekabet, regülasyon, fikri mülkiyet hakları ve diğer konularda hem teori hem de uygulama yönünde genel olarak kabul görmektedir. Birçok durumda da bu görüşleri, yaygın bir anlayış olarak kabul edilmektedir. Yargıç Posner’e katılmadığım noktalar olsa da; Posner’ın hukuk üzerinde olumlu bir etkisi olduğu ve dünyayı daha iyi bir hale getirdiği için hakkını vermek gerekir.

Posner’ın, şaşırtıcı olmakla birlikte politik olsun ya da olmasın ve iyi ya da kötü olarak yaptığı değerli çalışmaları, daha çok hukukun ekonomik açıdan analizlerinin dışında; (örnek vermek gerekirse) hukuk ve edebiyat, ekonomik krizin sonuçları, milli güvenliğin tehdit edilmesi ve federal yargı ile nasıl baş edileceği gibig konulardan oluşmaktadır.

Ve tabii ki 3,300 civarında mahkeme kararını da unutmayalım.

Chicago Üniversitesi’nde Posner ile 27 yıl boyunca meslektaş olarak çalışma ayrıcalığına sahiptim. (Yargıçlık yaparken Chicago Üniversite’sindeki görevini de sürdürmüştü). Çok uzun bir süre, Posner bana belki de bir mentöre yakın olabileceğim kadar yakındı, en azından, yazılarım hakkında yapıcı yönde eleştiride bulunurdu. Neyi yanlış yaptığımı söyler, yanlışlarımdan çevirir (ben yine yapardım) ve bir hukuk profesörü olmanın ne demek olduğunu ya da nasıl olabileceğini bana örneklerle anlatırdı.

Bir anı: Posner’a sert bir eleştirel tutum sergileyen Ronald Dworkin, 1997 yılında, büyük bir bölümünde beni ve Posner’ı eleştiren bir makale yazdı. Dworkin’in iddiası Posner ve benim “high theory” ve felsefi soruları ortadan kaldırarak Yeni Chicago Okulunu oluşturmamızın saçmalık olduğuna ilişkindi.

Posner bana, bu eleştiriye ortak bir cevap vermemiz gerektiğini söyledi ve ben de memnuniyetle kabul ettim. Hatırladığım kadarıyla bir cumartesi günüydü ve metnin ilk taslağını, tür ve içerik olarak hazırlamaya kararlıydım. Bir hafta boyunca, olabildiğince çok çalıştım. Pazartesi sabahı 7.45’te çift satır aralığıyla hazırladığım 21 sayfalık taslağı ona faksla gönderdim. Dipnotları eksik ve biraz da üstün körü hazırlanmış bir yazıydı; ama yapmam gerekeni yapmış ve kendimle de gurur duymuştum.

Ofisime geri döndüğümde, koltuğumun üzerinde bir şey fark ettim. Posner’den gelmişti. 35 sayfalık bir yazıydı. Dipnotları da işlenmişti. Akıcı bir şekilde okunuyordu. Tabii ki benimkinden çok daha mükemmel ve her yönden çok daha iyiydi.

Her zaman olduğu gibi, biz olabildiğince en iyisini yapmaya çalışsak da Yargıç Posner bizim bir adım önümüzde.

Cass R. Sunstein

Şimdi kayıt olun
Son blog yazılarımızı e-posta ile alın.
Şahin Ardıyok

Şahin Ardıyok

Şahin Ardıyok büromuzda Regülasyon ve Rekabet Hukuku Grubu liderliğini yürütmektedir. Rekabet hukuku, regülasyonlar (ekonomik kamu hukuku), enerji hukuku, telekomünikasyon hukuku, kişisel verilerin korunması, kamu özel işbirliği (PPP) projeleri ve ithalatta haksız rekabet konuları ile ilgili büyük bilgi birikimi ve uygulama tecrübesi bulunmaktadır. Şahin Ardıyok büyük ulusal firmaları ve çokuluslu şirketleri, kamu kurumlarını ve sivil toplum örgütlerini pek çok Rekabet Kurulu soruşturması, birleşme/devralma bildirimleri, regülasyon projeleri, iptal davaları, anti-damping soruşturmaları ve PPP projelerinde temsil etmiş ve danışmanlık sunmuştur. 20 seneyi aşkın tecrübeye sahip olan Şahin Ardıyok, rekabet ve düzenlemeye tabi endüstrilere yönelik konferanslara ve sempozyumlara konuşmacı olarak katılmakta; rekabet hukuku ve regülasyonun yanı sıra hukuk ve ekonomi hakkında akademik çalışma yürütmektedir. Bu alanlara yönelik yayınlaşmış birçok kitabı ve makalesi bulunan Ardıyok, Bilkent Üniversitesinde “Ekonomik Regülasyon ve Hukuk” ile “Enerji Hukuku ve Politikası” derslerini vermektedir.

Tam biyografi